Yasin Koç'un Kişisel Günlüğüdür..

 
Sosyallik ve Asosyallik

Gönderen: yasin 23.04.2011 20:10:31

Yazının Kategorisi: Bilişim Dünyası Bu yazı 3112 kez okundu.

Yazının Türü: Blog Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Merhabalar,

Bu yazının kaynağı daha önce yazdığım tweetlerim. Orada kısaca, başlık gibi belirttim düşüncelerimi, isteyen @ysnkctr yi takip eder twitter'dan.. Neyse..

Üretim yok, tüketim had safhada. İnternetin genel ve en büyük sorunu. Video, Müzik, Film, E-ticaret, Sosyal ağlar hepsi tavan yapmış durumda. Ulaşabileceği en yüksek pozisyonlara ulaşmış durumdalar bana göre.. Örneğin; 5 kişi oturup yeni bir sosyal ağ projesi düşünmeye başladığımızda aklımıza farklı hiçbişi gelmiyor, gelemiyor. Neden? Çünkü gelenlerin hepsi yapıldı. Facebook, twitter, linkedin, digg, stumbleupon, yelp, delicious vs.. Video konusu belli, en yüksek mertebede youtube var, o bile hala google'a gerekli karı getirmeyi başaramadı, satıldığından beri.. Müzik konusunda pandora, last.fm, tr den fizy gibi örneklerde yeteri kadar yer aldı.. Yani kısaca boşlukların nerdeyse hepsi doldu. Ama hala birileri boşluk var sanıyor ve bunu doldurmanın peşinde koşuyor.. Sonuç olarak da insanların kafasını bulandırmaktan başka bir işe yaramıyor..

Diğer bir konu sosyal medya çağrımları ve gereksiz yer açma endişeleri.. Ben bu konuya baya bi ayrı bakıyorum açıkçası. Sosyal medya nedir ki? Medya zaten başlı başına sosyaldir. Herkesledir, heryerdedir, görseldir, işitseldir veya yazı halindedir.. Biraz gazetededir, biraz dergide, biraz internette, biraz konferansta, biraz fuarda, kısaca her yerde..
Bana göre sosyallik, dışarda, sokakta, restaurantta, cafede, arkadaşta.. Kısaca gerçek hayatta, gerçek kişilerle girilen iletişimin özüdür.. Fakat internet, yani bilgisayar dünyası sanal alemden ibarettir, bu da asosyallik olarak nitelendirilir..
Dikkat ediniz, hergün bissürü araştırmalar yapılıyor, makaleler hazırlanıyor, "kişiler facebook arkadaşlarını beğenmiyorlar", "kadınlar facebooktaki erkeklere güvenmiyor" vs. şeklinde sürüp giden araştırmalar her gün  yeni bir hal alıyor..
Bende size kendimden örnek vereyim; gerçek hayatta arkadaş olarak görüştüğüm 2 yada bilemediniz 3 kişi mevcut. Yakın akrabaları falan da arkadaş kategorisine alcak olursak, 20 bilemediniz 30 olsun. Ama bugün facebook profilime girdiğimde yaklaşık 90 tane arkadaş görüyorum.. Sizce ben bunların kaçını takib ediyorum ki? Toplasanız 15-20 kişinin, eklediği fotoğraflara veya yazdıklarına "ayda bir" yorum atıyorum, gerisinin bağlantılarını komple anasayfamdan kaldırıyorum. Yani sadece arkadaş listesinde duruyor, kendisiyle ilgili hiçbir paylaşımı görmüyorum, görmek de istemiyorum.

Şimdi size bir karşılaştırma yapayım.
En yakın arkadaşınızla bi cafeye gittiniz, bikaç bişi söylediniz, yiyip içiyorsunuz güzel güzel. Belki yeni insanlarla tanıştınız, sohbet ettiniz 3-5 kelime de olsa.. Kafa dağıttınız, stres attınız.. Eğlence mekanına gittiyseniz eğer, eğlendiniz de..
Yada bunları yapmadınız, evde bilgisayarın başına oturdunuz, anne babanızla yada eşinizle dostunuzla yada çocuklarınızla ilgilenmeyi, onlarla oturmayı, sohbet etmeyi kenara ittiniz, facebook'a girdiniz, 1-2 kişiyle "selam naber, iyidir senden naber, benden de iyi" cümlelerinden oluşan yalan sohbetler yaptınız, gereksiz, saçma sapan 1-2 video izlediniz, zamanınızı böyle geçirip gittiniz, ve bitti..

Hangisi sosyallik? İlk yaptığınız mı? Yoksa sosyal ağ denen yerde takılmanız mı? İlk yaptığınızın adı sosyallik, 2. yaptığınız ise asosyallik.

Bilgisayar üzerinde naparsanız yapın, sanal dünyada nerelere ulaşırsanız ulaşın, bunları yaparken her adımda sosyallikten, gerçeklikten bir adım daha uzağa gitmiş olacaksınız bunu unutmayın...

O zaman bu sosyal medya dedikleri de ne?
Bunu attığım twitlerde de belirttim, üretim olmadığı için, üretilenleri format değiştirip yeniden piyasaya sürmek. Tam da olan bu. Medya zaten hep vardı. Başta da belirttiğim gibi medya heryerde, herşeyde, herşekilde.. Medya başlı başına, tüm gereçlerle ilişkilidir.. Sosyal medya diye tabir ettikleri, sosyal ağları daha iyi kullanabilen bir medyadan ibaret ama ne o sosyal ağlar sosyal, ne de medya farklı bi iş kategorisinde.. Kısaca zaten varolanı, yeni bişeymiş gibi yeniden piyasaya sürmek yapılan iş..

Bu işin sonu nereye varacak?
İnsanlar doymak bilmiyor, üretilen üretildi ama hala boşluklar aradıkları için üretilenleri dibine kadar zorluyorlar ve üretilenlerin değerini düşürmekten başka bir iş yapmıyorlar.. Bunun sonucunda bana kalırsa, kısa bi zaman sonra 2. internet balonunun patlamasını seyredebiliriz gibime geliyor..

Nedir bu internet balonu?
Yıllar önce 1. balon patladığında internet belki büyük bi yara almış, yada çok farklı bir alanda gelişmeye başlamıştı. AOL, ICQ, Yahoo gibi devler kenara itilirken, sahneye Msn, Google ve diğerleri çıkıyordu.. O zaman da tam durum buydu. Şimdide aynı durum oldu ve bahse konu olanların hepsi eski etkilerini kaybettiler.. Yakında yerlerine, yenilerini görebiliriz tabii ki.

Sonuç olarak; aynı işler, aynı temeldeki iş ağları, model veya isim gibi şartları değiştirerek bikaç senede bir kendini yeniliyor, bundan sonra da böyle olacak.. Kısaca sürekli, birileri, insanları oyalıyor olacak.

Hiç düşündünüz mü CERN'in deneyleri ne alemde? Uzay teknolojileri ne alemde? Nano teknoloji ne alemde? Bilim dünyası ne alemde? vs..

Şu internette yeni reklam dönemi başladı ya hani.. viral olan.. Asosyal medyanın düştüğü o çukurun bizzat kanıtıdır.. Örneğin; inanılmaz evlenme teklifi ve ona verilen cevaplar falan.. Tüm o asosyallere başarılar dilerim, siz videoları izlemeye ve izletmeye devam edin. İstediğiniz kadar kıvranın, istediğiniz kadar çabalayın, düştüğünüz çukurdan kurtulamayacaksınız :)

Hadin benden bu kadar, kusurum olduysa affola, kimse üstüne alınmasın.

Saygılarımla,
Yasin Koç.

Bu habere yapılmış bir yorum yoktur. İlk yorum ekleyen siz olun!

 Yorum Ekle 
İsminiz *:
Email *:
Websiteniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :

 

Kullanıcı Girişi

Kullanıcı Adı:
Şifre:

Bağlantılar

Since 2006. Powered By ysn © Rss